Ardı ardına yazılarla sizlere anlattığımız Alamut kalesi 1200 lü yılların ortalarında yağmalanıp yakıldıktan, dört yüz sene sonra yukarıya fotoğrafını aldığım İshak Paşa Sarayı yapılmaya başlandı. Yapımının yüz sene sürdüğü söyleniyor. Alamut’a benzer şekilde bir yamaca oturtulmuş. Batıdan Doğuya geçen kervanların, seyyahların uğrak noktası olmuştu. Benim ancak bu sene yolum düştü.
Bu kısa girişten sonra gelelim bugünkü hikayemize. Aşağıda fotoğrafta gördüğünüz kişi Özcan Yaykın. Benim onu tanıdığım, İlkokul yıllarında oturdukları evlerinin, önünde..

Bahçelievler Deneme Lisesinin bir dönem en ‘uzunuydu’, Basketbolcu oldu ama girmediği iş kalmadı. İşte bugünkü hikayemiz onun bir yağ firmasında Doğu Anadolu’da Bölge Sorumlusu ve müfettiş olarak çalıştığı yıllara ait. Özcan Yaykın anlatıyor, ‘Tek başıma tüm Doğu illerinin sorumlusu olarak çalışmaktan bitap düştüğüm bir anda, Firma beni kırmadı ve bir yardımcı gönderdi. O da benim gibi uzun boylu ve yapılı bir arkadaş. Erzurum’dan başlayarak Doğu illeri, ilçelerini ona tanıtıyorum. Altımızda şirketin verdiği Reno araba var. Iğdır, Ağrı derken İshak Paşa Sarayına akşama doğru geldik. Ben de görmemiştim, Güneş Batıdan ufukta kaybolurken, ‘Gel minareye çıkalım, daha güzel görürüz’ teklifim üzerine minareye yöneldik. Dar merdivenler, yüksek ama esas zorluk tavan bize göre çok alçaktı. İki büklüm yarı karanlıkta minareyi tırmandık. Gerçekten çıktığımıza değdi, gün batımında ova muhteşemdi, ışıklar sarayı sarı turuncu tonlarına boyamıştı. Kaç dakika böyle kaldık hatırlamıyorum, inmeğe karar verdik ama merdivenler iyice kararmıştı, sorunumuz başkaydı. İnemiyorduk. Eğilerek yan yan inmeği denediğimizde ter içinde kaldık, Ne yapsak inemiyorduk, alçak tavan önümüzde engeldi. Sonunda karanlıkta yere çömelip geri geri birer birer basamakları inmeğe başladık. Avluya çıktığımızda bacaklarımız adeta kilitlenmişti. Arabaya kadar zor gittik. Direksiyona oturdum ama ne çare çalıştıramadım, bacaklarım istem dışı titriyor, kaslarım çalışmıyordu. ‘Sen kullan’ demek için ona döndüğümde, bacaklarını gösterdi, olduğu yerde kitlenmiş. Kendimize gelmemiz epey zamanımızı aldı.’
Aşağıya aldığım fotoğrafta cami ve avlusu güncel haliyle görülüyor.


Sağla kalmanız dileklerimle,
M. Meran Pakel
Doğu Beyazıt, İshak Paşa Sarayı, 25.07.2023
314 (35/23)
