Adı ‘Gizli’ Tutulan adam..

Yukarıya aldığım fotoğraf 1936 yılında çekilmiş. Bugün sizlere hikayesini anlatacağım genç adam iki sene sonra başına neler geleceğini bilmeden gülümserken.

Çocukluğunda iyi bir eğitim alamadı, ama bu onun suçu değildi, daha okula yeni başlamışken, diğer çocuklar tarafından ‘istenmeyen öğrenci’ oldu, zorbalığa varan tepkiyle karşılaştı, nedeni ‘Matematik’ de sınıfın zekâ seviyesinin çok üstündeydi, sınıf onu istemiyordu. İstenmeyen çocuk okuldan ayrıldı. Bu onun aldığı ilk dersti, demek ki ‘Bilgili’ olanlar dışlanıyordu. Kendi başına ders çalıştı, bu arada annesi bir Elektrik Mühendisi ile evlendi ve Odesa’ya taşındılar. Küçük çocuk merak ettiği soruların cevabını bu mühendisten aldı mı bilmiyoruz Devrim sonrası ülkede bir ‘Eğitim Seferberliği’ başlamıştı, bu ona yeniden okuma şansı verdi, ‘İnşaat – Ticaret Okuluna’ girdi. Okulda yaşadığı bir olay onun tüm yaşamını etkileyecekti.

Okulda bir gün, ‘Planör Gösterisine’ katıldı. Marangozluk okuyan çocuğun artık yeni hayalleri vardı. Ukrayna ve Kırım Havacılık Topluluğuna (OAVUK) katıldı. K-5 adı verilen bir Planör dizayn etti. Bu arada Kiev Politeknik Okulunu bitirdi ve sonrasında Moskova’daki Devlet Teknik Üniversite’sine geçti. O artık bir tasarımcıydı. Hızla yükseldi ve 1930 yılına gelmeden Tasarım Bölüm Şefi oldu.

Bu bölüm de çalışırken, kendi tasarımı ağır bombardıman uçakları ile ‘Pilotluk Brövesini’ aldı. Uçmak onda yeni ufuklar açtı, sınırları zorlamak daha yükseklere çıkabilmek isteği, onu roketler ve Jet Motorlarına sürükledi. Ne var ki burada ikinci bir ders daha alacaktı. 1938 yılında çalıştığı Enstitünün Başkanı tarafından, ‘Roketlerle ilgili çalışmaları yavaşlatmakla’ suçlandı, tutuklandı ve Sibirya’ya zorunlu çalışma kampına gönderildi. Hayatının ikinci büyük dersini almıştı, demek ki ‘Bilim Adamları ’da ‘Başarıyı Kıskanabiliyordu’.

Ağır ve zor koşullar önce sağlığını sonrasında İskorbit ile dişlerini kaybettirdi. İkinci Büyük Savaş devam ederken yeniden yargılanmak için dilekçe verdi.  Yargılama sonucunda, bu sefer Gulag zorunlu kamplarından biri olan Sharashka’ kampında Ar-Ge Laboratuvarına sekiz yıl çalışmak şartı ile gönderildi. Savaş sonrası Stalin’in ‘Füzeler’ konusunda ‘Ulusal Önceliğimiz’ emri üzerine hatırlandı ve göreve geri döndü.

Ele geçirilen bir Alman V-2 Füzesini Kıtalararası Balistik bir füzeye çevirmesi sonrasında artık başına başka bir ‘iş’ gelmemesi için adının ‘Gizli’ tutulmasına karar verildi.  O artık savaş sonrası Ülkesinin ‘Baş Tasarımcısı’ (‘Glavny Konstruktor’) olarak tanınacaktı.

Şimdi gelelim 1957 yılının Ekim ayına. Şu anda Kazakistan’da bulunan Baytonur Üssünden bir roket ateşlenir. İleride Tarihçilerin ‘Uzay Çağının Başlangıcı’ olarak kabul edeceği ‘Arkadaşlık-1’ (Sputnik-1) ilk yapay uydusunu taşıyan bu tasarımın altında işte bu isimsiz adamın imzası vardı.

Sağlıksız geçirdiği sürgün yıllarının sonucu olarak en verimli çağında aramızdan ayrıldı. Külleri Kızıl Meydanda aşağıya fotoğrafını aldığım Lenin’in Mozolesinin hemen arkasındaki Kremlin duvarının dibinde. ‘Ulusal Kahraman’ olarak bir plaketle onurlandırılmış

Madalyalarla dolu bir fotoğrafı 1966 yılının Ocak ayında gazetede yayınlandı ve ismini ancak o zaman öğrenebildik, Sergei Korolev’in. Bir ailesi ve çocukları var mıydı onu bile bilmiyoruz, bir ‘Çağı’ başlatan adamın hikayesinde.

Geleceğin daha güzel günler göstereceğine, inanarak kalmanız dileklerimle,

M.  Meran  Pakel

Moskova, 27.09.2023

319  (40/23)

Leave a comment