‘Montagu’ Ailesi…

Çiçek Aşısının Ülkesinde tanıtılmasında, kendi söylemi ile ‘Öncü’ görevini üstlenen Lady Montagu, ‘şanslıydı’, ölümden son anda kurtulmuştu. İstanbul’da şans yine yanındaydı.. Önceki yazımızda yazdığımız gibi, oğlu Edward’ı ‘gözü kapalı’ aşılatmadı. Elçilikte öğrendiğine göre bu işi en iyi bilen kişi zaten Konağın Sahiplerinin ailesindendi, yani ‘iyi olacak hastanın ‘Doktoru’ ayağına gelmişti’.

İngiliz Elçilik Binası olarak kiralanan Timoni konağının sahiplerini daha yakından tanıtalım. Timoni ailesi aslen Sisam adası yerlilerinden, ada Venedik işgaline geçince, kültürlerine ‘Latince’ ekleniyor, Osmanlıca ‘Ticaret’ yolu üzerinde olmalarından dolayı onların bir parçası, sonuçta gelişen Dünya’da birbiri arkasına Elçilikler açılmağa başladığında, güvenilir, ‘yabancı dil’ bilen eleman, üstelik Osmanlı vatandaşı olmaları İzmir ve İstanbul’da yeni bir mesleğin ortaya çıkmasına neden oluyor. Bu mesleğe Batılılar ‘Dragoman’ adını vermişler. (*)  

1600 lü yılların sonunda yapılan ahşap konağın ilk kiracısı ‘İngiliz Elçiliği’.  Baba Dimitri de Domenico Timoni, babası gibi İngiliz Elçiliğinin Dragomanı yani Tercümanı. Oğlu Emmanuel kendine başka bir yol çizmiş. Doktor olmuş. Yirmi üç yaşında İtalya’da Padova Üniversitesinden mezun olduktan on sene sonra, 1703 yılında Londra’da seçkin ‘Bilim İnsanlarının’ kurduğu Royal Society’e kabul edilmiş. Bir dönem İstanbul’da ‘Saray Hekimliği ’de yapmış. Fransız Elçiliğinin cerrahının kızı ile evleniyor. Büyük oğlu Antoine Timoni, Lady Mary’nin oğlu Edward ile aynı yaşta ve birlikte oyun arkadaşı Elçilikte.

Tekrar Emmanuele dönersek, konusu ‘Çiçek Hastalığı’ olan Bilimsel Yazısı ilk defa Philosophical Transactions’de 1714 yılında Londra’da yayımlanmış. (yani Lady Montagu’nün çiçek hastalığına yakalanmasına daha bir sene var. Anlaşılan yeterli ilgiden yoksun kalmış)

Aşağıya aldığım fotoğrafta masada oturanlardan soldaki Emmanuel Timoni, diğeri yine Padova Üniversitesinden arkadaşı Yakup Pilarinus. (**) Kendi yazdıkları kitabın gravürleri üzerinde çalışırken resmedilmiş.

Uzun uzadıya anlattığımız Timoni ailesine güvenmiş Lady Montagu, altta yağlıboya tabloda, Osmanlı giysileri içinde gördüğünüz oğlu Edward’ı aşılatmak için karar verdiğinde.

Peki, oğlu Edward’a ne oldu derseniz. İngiltere’ye  döndükten sonra, en iyi okullarda eğitim alması için uğraştı annesi ama okumadı, okuldan ve İngiltere’den kaçtı. Portekiz’de Porto’da şarap üretimi ile uğraşan işletmede Üzüm toplamağa başladı. Babası Lord Montagu yakalanması için karar çıkarttı, tutukladılar İngiltere’ye iade ettiler. Faydası oldu mu diye sorarsanız hayır. Anne Mary ‘Mirasımdan bir kuruş bile alamaz’ dediyse de Edward İtalya’ya kaçtı bu sefer, babasının bağladığı aylıkla yaşamını sürdürdü, sonunda Venedik de karar kıldı. Alta aldığım yağlıboya tabloda Edward’ı görüyorsunuz.

Osmanlı giysileri içindeki Edward Montagu, sanmayın ki bu tablo için böyle giyinmiş. Yaşamı boyunca Venedik’te hep böyle giyindi, bir Osmanlı gibi.

Anlaşılan onu etkilemişti İstanbul, birçok yeri gezdi ama oraya dönmedi.

İstanbul’da tanıştığı çocukluk arkadaşı Antoine Timoni’ye gelince, babası gibi çok Ünlü bir hekim oldu. Konusu Çiçek aşısı olan kitabını 1758 yılında yayınladı. (Çiçek Aşısını bulduğu iddia edilen Edward Jenner bu eser yayınlandığında dokuz yaşında bir çocuktu)

Lady Motagu’nün kızı Mary ‘Stuart’larla evlendi. Eşi bir ara Birleşik Krallık Başbakanlığı yaptı, on bir çocuğu oldu.

Lady Mantagu yazmaktan vaz geçmedi, İstanbul’dan gönderdiği mektuplarını kitaplaştırdı.

Aile Doktorları, Mary’i aşılayan Doktor Charles’a gelince, sadece Londra’da seksenden fazla ‘Asili’ aşıladı. Ödüllendirildi, öldüğünde, İstanbul’da öğrendiği, ‘Aşıdan kazandığı’ oldukça yüklü bir miras bıraktı.

Yukarıda gördüğünüz kişi ise John Montagu, Lady Montagu nün eşi Edward’ın ailesinden. Dünya Tarihine ‘Sandwich’i bulan kişi olarak geçti. Kumar masasından kalkmamak için yaptırdığı yiyecekle. Ülkemizde yaygın olan ‘Ekmek arası’nın İngiltere’de ilk uyarlaması. Yoksa John da Edward ile İstanbul anılarını konuşurken ondan etkilenmiş olmasın.?

Yazımızı Osmanlı hekimlerinin ‘Çiçek Aşılamalarında’ kullandıkları aparatları gösteren bir fotoğrafla bitirelim.(***)

(Fotoğrafta görülen aşılama aletleri Sayın Prof. İlter Uzel’in koleksiyonuna ait. Bilgi için bkz. Mercan Burcu XIX. yüzyılda Osmanlı’da çiçek salgınları ve çiçek hastalığı ile mücadele. Kırklareli Üniversitesi. Yüksek Lisans Tezi, 2017 )   

Sağlıkla ve Umutla kalmanız dileklerimle,

M.  Meran  Pakel

Dalyan, 24.02.2025

388  (07/25)

(*) Kelimenin kökeni Latince değil, düpedüz Osmanlıca. ‘Tercüman’ın ağdalı Arapça söylemi Dergüman’dan geliyor. ( C harfi, Mısır Arap lehçesinde Türkçedeki “ge” sesi gibi telaffuz edilir) Bab-ı Ali’de prestijli yeri olan Dargümanlık mesleğine Osmanlı kısa bir ad takmış, ‘Dil-oğlan’ diyerek. Bu meslek, aynı zamanda Osmanlı’da  Casusluk (bilgi Sızdırma) örneklerinin başlangıcı. Farklı Elçiliklerin ‘Tercümanları arasından bilgi alınmasının’ önüne geçmek için ‘güvenilir’ ailelerin dışında Elçilik kadrosuna eleman almıyorlar, böyle olunca da Tercümanlık babadan oğula geçen bir meslek olmuş.

Konu ile ilgilenirseniz, ‘DROGMANS ET DIPLOMATES EUROPÉENS AUPRÈS DE LA PORTE OTTOMANE’ Antoine GAUTIER & Marie de TESTA

(**) Jacobus Pylarinus, 1659–1718 Kefelonya adasında doğdu, hekim. Emmanuel gibi ‘Çiçek Aşılaması üzerine’ eserini 1715 yılında Royal Society’ e gönderdi. Soyluların hekimi olarak çeşitli ülkelerde bulundu, Rus Çarı Petronun hekimliğinden ayrıldıktan sonra son yıllarını İzmir’de geçirdi.

(***) Çiçek Aşısı Üzerine kapsamlı araştırma, Ülkemizde Erciyes Üniversitesi tarafından yayınlandı.

Bkz. Vaccination of the Ethnic Greeks (Rums) Against Smallpox in the Ottoman Empire: Emmanuel Timonis and Jacobus Pylarinos as Precursors of Edward Jenner This historical review examined the onset of the vaccination method during the Ottoman Empire.

Leave a comment