Fotoğraf Semerkant şehrini gösteriyor. Semerkant, Buhara ve Başkent Taşkent, Tarihi İpek yolunda, Özbekistan’ın üç büyük kenti. Özbekistan denildiğinde gözümün önüne bir yemek geliyor. Geçtiğimiz yıllarda Moskova’da kaldığımız evin hanımının yardımcısı Özbek’ti. ‘Sizlere bir Özbek pilavı pişireceğim’ dediğinde, pilavın her türlüsünü seven biri için başka ne istenebilirdi ki? O gün yediğimiz ‘Özbek Pilavı’ tadını unutamadım.

Odun ateşinde ve büyük kazanlarda yapılan ‘Pilav’ etli ve sebzeli, daha fazla anlatmayacağım içinde neler olduğunu, bir gün yolunuz düşer, bir yerde yerseniz, o keyif size ait olsun. Bugün konumuz yemek değil, devam edelim, aşağıda gördüğünüz fotoğraftaki kişi, Arkeoloji Profösörü Yuri Buryakov.

Semerkant’ın kalbi olarak adlandırılan şehrin en eski yerleşim yeri Afrasiyab bölgesinde 1977 senesinde yaptığı kazılarda buluntular arasında, aşağıda gördüğünüz heykelcikler ortaya çıktı..

Fildişinden yapılmış figürinler bir oyunun parçalarıydı. Milattan Sonra beşinci yüzyılda Hindistan’ın kuzeyinde ortaya çıktığı düşünülen, o devirlerde ‘Seçkin’ insanların oynadığı bilinen ‘Şah-Mat Oyunu’ taşlarıydı bulunan parçalar. (Günümüzde aşağıda fotoğrafını gördüğünüz Afrasiyab Müzesinde bu ‘özel’ seti görebilirsiniz. Bir ara sergilenmek üzere İngiltere’ye gönderildi.)

Bu taşların ne önemi var diye düşünebilirsiniz, buluntular en eski ‘taşlar’ Satranç oyunu için, yedi yüz ila yedi yüz atmış yılları arasında yapıldığı var sayılıyor. İpek yolu üzerinde bulunması, belki de Doğudan Batıya nasıl taşındığının cevabı.
Satranç bir ‘Zekâ oyunu’, karşı tarafın ne yapacağını düşünerek geliştirilen ‘Stratejik’ ilk ‘Savaş’ oyunu. Zekanın gelişmesi için özellikle ‘Çocuklar’ için önerilen bir oyun.
Çağımız ‘Yapay Zekâ’ üzerine. ‘Yapay Zekâ’ nedeniyle insanın düşünmesine neden kalmayacağını ve beynimizin köreleceğini savunanlar giderek artıyor. Peki, insan gerçekten bütün bilgileri içeren yapay zekadan daha iyi düşünebilir mi?

Fotoğrafta gördüğünüz çocuk, günümüzde Azerbaycan sınırları içindeki Bakü’de doğdu. Annesi Ermeni’ydi, ona ‘Bahar ve canlılık’ anlamına gelen ‘Garrik’ ismini koydu. Daha çocuk yaşında babasını kaybedince annesinin Kasparova soyadını kullanmağa başladı. Satrancı, Sovyet Dünya Satranç şampiyonu Mihail Botvinnik’in açtığı ‘Satranç Okulunda’ öğrendi. On üç yaşında Tiflis’te yapılan ‘Sovyet Çocuklar Şampiyonasının’ birincisi oldu.
Sonrasında başarılar üst üste geldi ve yirmi iki yaşında Dünya Satranç Şampiyonu oldu Garrik Kasparov.

(Bu ünvanını on beş sene 1985’den 2000’e kadar koruyacak, resmi olmayan bir maçta Rus vatandaşına yenilince, kendisi ünvanını bırakacaktı.)

Yukarıda fotoğrafta gördüğünüz kişi, Frederic Friedel, seksenli yıllarda çekilmiş, o zamanlar bir satranç dergisinde editör. Kasparov ’un bilgisayarlara özel bir ilgisi var, yirmi yaşında ona sponsor olan bir bilgisayar firması ilk bilgisayarını hediye etmişti. Günümüzden kırk sene önce daha diz üstü bilgisayarları benzerleri ortada yokken. Frederic ona bir bilgisayar programı hazırlamak istediğini, birlikte çalışmayı önerir.

1987 senesinde Almanya’nın Hamburg şehrinde Kasparov, bilgisayara karşı hem de bir değil otuz iki bilgisayara karşı oyuna başlar. Sonuç şaşırtıcıdır, Kasparov, Friedel’in satranç veri tabanlı oluşturduğu tüm bilgisayarları yenmeği başarmıştır. Bilgisayara karşı, Kasparov’un zekasının zaferi ne basında ne de kamuoyunda duyulmadı, sadece satranç dergilerinde haber olarak verildi. Ancak ‘Bilgisayar firmaları’ bu olayın önemini, ‘Bilgisayar Sanayiine’ zarar vereceğinin farkına varmış, Kasparov’la aralarında bir bakıma ‘Zeka Savaşı’ başlamıştı.

Yukarıda gördüğünüz Carnegie Mellon Üniversitesinde, beş akademisyenden oluşan ekip bir sene sonra ‘Derin Düşünce’ Deep Thought adını verdikleri satranç bilgisayarını tamamladı. Bilgisayar ilk başarısını standart bir satranç turnuvasında ‘Büyük Usta’ (Satrançta ulaşılabilecek en üst seviye, bir ötesi, şampiyonluk) Bent Larsen’i yendi. Bilgisayara ‘Büyük usta’ plaketi verildi. (Aşağıda gördüğünüz fotoğrafta ekip başkanı Feng-hsiung Hsu ve arkadaşlarının önlerinde ‘Büyük Usta’ plaketi ve ‘Derin Düşünce’ görülüyor )

Artık ‘Büyük Usta’ olduğunu ispatlayan Bilgisayar, Şampiyonla karşılaşabilirdi. Sonunda iki maç için anlaştılar.
22 Ekim 1989 günü IBM destekli Satranç Bilgisayarı ‘Deep Thought’ ile Kasparov karşılaştı. Sonuç ekip için hüsrandı. ‘Derin Düşünce’ her iki oyunu da kaybetti, Kasparov’a yenilmişlerdi.
Bu arada Frederic Friedel de boş durmamış kendi ‘Chessbase’ programını geliştirmiş, Fritz adını vermişti.

1992 yılının Aralık ayında Kasparov, geliştirilmiş Fritz 2 programı yüklü HP OmniBook bilgisayarının karşısındaydı. Karşılaşma ‘resmi kayıtlara’ geçmeyecekti, ‘hızlı hamle’ (bu tür oyunlarda oyunculara fazla düşünme zamanı verilmez ve iki üç dakikada hamle yapması istenir) olarak oynanacaktı. Almanya’nın Köln şehrinde gerçekleşen otuz yedi maçlık seri karşılaşma sonunda Fritz-2 Kasparov’u ancak dört sefer yenebildi, yirmi dört oyunu Kasparov kazandı, gerisi beraberlikle bitti. (Ancak bu karşılaşma, Satranç tarihinde Kasparov’un Bilgisayara karşı ilk yenilgileri olarak geçti.)
1994 yılına geldiğimizde ‘Bilgisayarlara’ karşı yedi yıldır yenilmeyen bir Dünya Satranç Şampiyonunun eşsiz ‘Zekası’ vardı. ‘İntel’ Bilgisayar sponsor olarak Satranç Dünyasına girdi ve Fritz’ Yazılımını destekledi.
Aynı yılın Mayıs ayında İntel, Münih’te bir hızlı satranç turnuvası düzenledi ve Kasparov Fritz-3 Programlı Bilgisayarın karşısına çıktı.
İlk oyunu Fritz kazansa da sonuçta Kasparov kazandı 3-2. Ertesi gün Almanya ZDF televizyonunda canlı yayında tekrar karşılaştığı Fritz-3 e yenildi.
Buraya kadar uzun uzadıya anlattığımız karşılaşmaların çoğu gazetelerde bile konu olmadı ancak Alman televizyonunun yayınından sonra az da olsa merak uyandırdı. Sonrasında dev bir reklama dönüşen Bilgisayar devi IBM ile Kasparov’un karşılaşacağı haberi, Dünya’ya yayıldı.
İBM in geliştirdiği ‘Deep Blue’ (Mavi Derinlik) ile Dünyanın bir numaralı Satranç Ustası Kasparov 17 Şubat 1996 günü Filadelfiya’da karşı karşıya geldiler.

Kasparov gerçekte aşağıda fotoğrafta gördüğünüz daha önce ‘Derin Düşünce’ program ekibinin lideri Tayvanlı Elektrik Mühendisi-Bilgisayar programcısı Feng-hsiung Hsu’nun yazılım programınaa karşı oynuyordu.

Dokuz senedir Bilgisayarlara karşı yenilmeyen Kasparov, Deep Blue ile, altışar oyunluk iki maç yapacaktı. Kasparov büyük bir basın ilgisi altında ilk maçı iki yenilgiye karşı dört yengi ile kazandı. Rövanş maçı 1997 yılının 11 Mayıs günü New York’da oynandı

Üzerinden neredeyse otuz sene geçti o gün yaşananların üzerinden. Onlarca yorum, yazı hatta kitap bile yazıldı o gün oynanan maç için.. Kasparov yenildi ancak IBM ekibini ‘hile’ yapmakla suçladı ve dışarıdan ( Büyük bir olasılıkla Kasparov’un güçlü rakiplerinden bir ‘Büyük Ustadan ) destek aldıklarını iddia etti. IBM bu iddialar karşısında sessiz kaldı.

Kasparov ‘Deep Blue’ ile Mayıs ayındaki ikinci karşılaşmasının ilk oyununda, o güne kadar hiç yapmadığı bir hamle yaptı, (satranç geçmişi tüm hamleleri ‘Deep Blue’ da kayıtlıydı ama böyle bir hamle kayıtlarda yoktu) karşı hamle o anda verilecek bir karardı, bilgisayarın hamlesi dışarıdan bir destekle sağlanabilirdi.
Bu iddiasını kanıtlamak için Kasparov oyun sonrasında ‘Makinenin log dosyalarından çıktı’ istedi İBM ekibinden, ekip vermeği reddetti. (Aradan günler geçtikten sonra İnternette yayınladılar)
Bu suçlamalar sonrası bir daha ‘Deep Blue’ ile hiç karşılaşmadılar.
2005 yılında Uluslararası yarışmalardan çekildiğini açıkladı ama bir zekâ sporu olarak gördüğü satrançtan hiç kopmadı, bilgisayarın hep yanında kaldı, satrancın daha çok kişiye ulaşmasının yolu olarak görüyordu.
2011’den geçtiğimiz seneye kadar ‘Dünya İnsan Hakları Vakfının’ Başkanlığını üstlendi.
Dünyamızda en zor olanı, ‘Zeka’ ile para kazanmayı başardı, şimdilerde atmışlı yaşların keyfini sürüyor.
Gücünü zekâsı ile savaş alanlarında değil oyun alanlarında gösteren liderlerin olduğu bir Dünya özlemi ile sağlıkla güzel günlerde buluşmak dileğiyle,
M. Meran Pakel
Dalyan, 01.04.2026
441 (10/26)
