Alamut’ta bir Gezgin

Önceki yazımızda anlattığımız Alamut Kalesinin yakın zamanda çekilmiş bir fotoğrafı ile başlamak istedim. Fotoğraf 2022 yılında çekilmiş, altta uzaklarda görünen vadi ‘Haşhaşin Vadisi’ yani suikastçılar vadisi. Bir önceki yazımızda bu kalenin ‘Haçlılar’ tarafından işgal edildiğini yazmıştık oysa bu doğru değil, kale ve suikastçılar on üçüncü yüzyıla kadar direniyor ta ki Moğollar gelinceye kadar. Haçlılarla tek bağlantıları Küdüs Kralı seçilen aşağıda resimde gördüğünüz, Üçüncü Haçlı ordusundan Sir ünvanlı Conrad Montferrat. Conrad Küdüs Klralı seçiliyor ama tahta oturamıyor nedeni ‘Haşhaşinli’ iki suikastçi tarafından öldürülmesi.

Batı tarihçileri bu olayın 1192 yılında olduğunu kaydetmişler yani neredeyse Hasan Sabbah’ın ölümünden elli sene sonra, buradan anlaşılıyor ki ‘suikastçılar’’ dağılmadan, Moğolların işgaline kadar bölge siyasetinde önemli olmuş. Hasan Sabbah ve Haşhaşinler hakkında doğru bilgi ne yazık ki yok, Moğollar Alamut’ta olduğu söylenen kütüphaneyi ve belgeleri yakmışlar. Geriye Marco Polo’nun anlatıları ve karşıt görüşte olan kişilerin yazdıkları kalmış.

Moğolların yaktığı Alamut terk edilmiş, unutulmuş, aşağıda fotoğrafta gördüğünüz hanım, neredeyse yedi yüz sene sonra onu buluncaya kadar.

Freya Stark’ı daha önce başka yazılarımda anlatmıştım. 1930 yılı başlarında unutulan Alamut kalesini bulmak için yola koyuldu. Bu onun ‘Orta Doğuda’ görmek istediği yerlerin başında geliyordu ama Suriye Irak derken, gezisinin en sonuna kalmıştı.

Gezinin sonunda 1934 yılında aşağıda gördüğünüz kitap yayınlandı. Bu ‘Alamut’ kalesinin yeniden hatırlanmasıydı bir anlamda.

Kitabında kendi çizimlerinin yanı sıra o günlerin olanakları ile çekilmiş fotoğraflar da var. Bazılarını aşağıya alıyorum.

Freya, kitabının yayınlanmasından on altı sene sonra 1950 yılında İzmir’e geldi. Orta Doğu ile ilgili yazdığı kitaplardan sonra kendi ifadesi ile, ‘Bir şeyler eksikti, medeniyetlerle ilgili ve onu aramak için ‘Küçük Asya’ya (Anadolu) gitmeğe karar verdim.’ İzmir’de İngiliz Konsolosu ona özel yatını verdi, gezilerinde kullanmak için. Atmış yaşındaydı, kocasından yeni boşanmıştı ve eski medeniyetlerin izini sürmek için ‘Elfin’ adındaki bu tekneyle Akdeniz’e doğru yola koyuldu.

Sevgili Freya Ülkemizle ilgili kitaplar yayınladı, baskı üzerine baskı yapılarak günümüze kadar geldi. Ne kadar utanç vericidir ki biz onun bir tek kitabını bile dilimize çevirmedik. Bu eksikliğin giderileceğine inanıyorum.

Sevgiyle kalmanız dileklerimle.

M.  Meran  Pakel

Dalyan, 26.10.2023

313   (34/23)