Mardin’de bir Akşam…

Güney Doğu’da çalıştığım Urfa’da bulunduğumuz sırada, yanılmıyorsam 2002 yılının Sonbaharaydı, eşim Mardin’i görmemiş, hafta sonunu geçirmek üzere yola koyulduk. Viranşehir’i geçtik. Yolun sağı solu göz alabildiğine ova, sağımızda demiryolu sonrasında Suriye sınırını belirleyen tel örgü ve nöbet kuleleri. Solumuzda boydan boya ufukta uzanan dağ sırasına doğru götürüyor, eski ‘İpek Yolu’nun yerine yapılmış asfalt yol. ‘Mardin gözüktü’ dedim. Sağa, sola baktı ama göremedi, ‘İleride dağın yamacında, biraz yaklaşınca daha net görünür’ Sonunda taş kesme evleri, tepenin en üstünde ‘Radarı’ ile Mardin karşımızdaydı.

Eski bir konağın yenilenerek, düzenlendiği ‘Otel’imize yerleştik. Taş Konak’ta bir iç avlu vardı, yemek salonu olarak kullanılan bu açık mekândan, ‘Ovaya’ doğru uzanan bölümüne, iki masa yerleştirilmişti. Koridor genişliğinde olan yer o kadar dardı ki, masalardan sadece birisi önündeki ovayı görebiliyordu, diğeri ise biraz daha gerisine yerleştirilmişti.

Şehir turumuzu olabildiğince kısa yapmamızı önerdim, ‘Ovaya bakan masayı’ kimseye kaptırmamak için. Döndüğümüzde derin bir nefes aldım, masa boştu. Havanın kararmasına daha çok zaman olmasına karşın, yerleştik. Bu arada otelde bir hareket başladı, anlaşılan gelenler vardı. Eşimle masada yan yana oturuyor ovayı seyrediyoruz, arka masaya bir ‘Bayan’ yerleşti, kahvesini içiyor, önündeki kağıtlarla uğraşıyor. Bir yerden tanıyorum, bulamadım. Eşim, göz ucuyla görmüş, kulağıma ‘Meral Oskay’da buradaymış’ diye fısıldadı. Güneş, kayboldu, biraz sonra ufuk kızıla boyanacak ve ‘Mardin’in muhteşem gece görüntüsü içinde, ovada birer birer ışık kümeleri halinde, Suriye ve uzakta Irak köylerini küçük adacıklar gibi göreceğimizin hayali ile bekliyoruz. Garson geldi, ‘Efendim bu masayı boşaltmanızı rica edeceğiz’ demez mi?. ‘Olmaz’ dedim. ‘Biz özellikle bu manzara için buraya geldik, boşaltamam’ aynı anda Sevgili Meral Oskay’ın da telaşlandığını gördüm. Garson devam etti. ‘Efendim, bugün ‘Asmalı Konağın’ bir bölümü burada çekilecek, sadece bugün için geldiler. Tekrar rica etsem..’ Olmaz diye üsteledim, sonrasında ‘Bir şartla buradan kalkarız’ gözüm arka masada, ‘Ancak dizi de bize de rol verilirse..’ Sevgili Meral Oskay’ın, kafasından neler geçti o anda, bilmiyorum ama düşünceliydi. Daha fazla üzmemek için, ‘Tamam, şaka söylüyorum bize bir masa hazırlayın, oraya geçeriz.’ Gerçekten avluda çok güzel bir masa hazırlamışlardı bize özel. Ama daha önemlisi tam yanımızda, yuvarlak masada dizinin ünlüleri. Kendimizi bit anda dizinin setinin içinde bulduk. Bir yandan makyajları yapılırken, genç kızlar ellerinde senaryo, onlara ‘Teksti’ ezberletmeğe uğraşıyorlar. Gecenin ilerleyen saatinde, uykumuz gelmiş, yerimizden kalkarken hepsi ile vedalaştık. Biz odamıza çekilirken tekrar tekrar aynı sahne titizlikle çekilmeğe devam ediyordu. Muhteşem Mardin gecesini yaşayamamıştık ama, bir çekim sahnesini ‘ne kadar güçlükle’ yaratıldığını görmüştük. Yazımızı Sevgili Meral Oskay ve yarattığı dizinin, ‘Asmalı Konak’ fotoğrafları ile sonlandıralım.

Sevgi ve güzelliklerle kalmanız dileklerimle.

M.  Meran  Pakel

Dalyan, 30.01.2025

384  (03/25)

Leave a comment