Bir Gece Kulübü, bir Şarkı

Fotoğrafta gördüğünüz köprü, günümüz Birleşik Krallığı, bizim söylemimizle İngiltere’nin Newcastle şehrinde  Tyne nehri üzerinde. 1977 yılı sonbaharı, çalıştığım MTA (Maden Tetkik Arama Enstitüsü) ‘Meslek Eğitim Amaçlı’ olarak gönderdiğinde görme şansım olmuştu.

Gündüzleri fabrikada çalışıyor, öğleden sonra üç de iş bitince yapılacak en güzel şeyi, İngiliz ‘Pub’larını keşfe çıkıyorum. Newcastle o yıllarda bira üreten bir şehir..

Newcastle Brown Ale, Bira fabrikası şehrin içinde. Bir iki derken ‘Esmer Bira’ sizi sarıyor. Ancak bir sorun var, en keyifli anda Pub’lar kapanıyor. Newcastle o yıllarda işçi şehri, ‘Yarın çalışma günü’ anonsu ile son bardağınızı alıyorsunuz ve akşam on buçukta gününüz sonlanıyor.

Fabrikada yaşıtım gençler arkadaşların, onlara sorduğumda ‘Tiffany’s’i önerdiler, ‘gece on ikiye kadar açık, hafta sonları bire kadar’. Yerini sordum, ‘Nehrin kenarında New Bridge Caddesinde’ (en üstte fotoğrafta gördüğünüz) cevabını aldım. Bir Salı akşamı (Elli sene öncesi nereden hatırlıyorsun o günü derseniz cevabını biraz sonra açıklayacağım) Caddeye gittim, fakat bulamadım, dönmeğe karar verdiğimde boş caddede çok şık giyinmiş, mavi uzun gece kıyafeti, üzerinde kısa kollu kürklü bir hanım gördüm, hızlı adımlarla gidiyordu. ‘Af edersiniz Tiffany’s gece kulübü nerede acaba?’ Önce beni süzdü, sonra ‘Ben de oraya gidiyorum, size gösterebilirim.’

Aşağıda gördüğünüz gece kulübüne girişte bir ücret ödüyorsunuz, vermek istediğimi söylediğinde, ‘Bugün Salı, kadınlar için ücretsiz’ anlamsız baktığımı görünce devam etti, ‘Her Salı ‘kadınların özgür günüdür’ o nedenle..’ (O yıllarda Newcastle’da Kadınların Özgür Günü kabul edilmiş Salı günleri, ne isterse onu  yaşıyor, toplanıp arkadaşları ile kağıt oynamak, isterse gezmek, eğlenmek)

İki katlı mekanda masalara servis yok, kendiniz alıyorsunuz, ortada büyük bir dans pisti ve aralıksız çalan orkestra.

Pistte dans eden kalabalığın yanından geçip bir masaya yerleştiğimizde yukarıda fotoğrafta gördüğünüz  Orkestra şarkıya başladı. Büyülenmiş gibi dinliyordum, ‘İsn’t she Lovely’, bitiriyor tekrar istek üzerine başlıyordu. Şarkıyı görme özürlü Stivie Wonder’ o yıl bestelemişti. Hiç görmediği kızı için birinci yaş günü hediyesiydi. Birkaç ay sonra ilk yaşını tamamlayacak olan kızımla, Wonder’in kızı Aisha (Ayşe).. Orkestra artık şarkıyı benim için söylüyordu.

Yukarıya aldığım fotoğraf güncel Wonder ve kızı. Babasının yolunda yürüdü.

‘İsn’t she Lovely’ ne zaman duysam bir babanın kızına verdiği en değerli hediye olarak beni duygulandırır.

Günümüzden elli beş sene önce yine bir Ekim ayında açılmıştı Newcastle’ın bu güzel mekânı, ama artık yok. Newcastle bir bir kapanan fabrikalardan sonra artık Üniversite öğrenci Şehri kimliğine dönüştü. Bina gereksinime uyarak, öğrenciler için kiralanan yapı olarak devam ediyor, o günleri yaşayanların sosyal medyada kurdukları gurupların güzel anıları ile Tiffany’s hatırlanıyor. 

Sağlıklı güzel günlerde güzel anılarda buluşmak umuduyla

M.  Meran  Pakel

Dalyan, 04.10.2026

459 (28/26)

Leave a Reply