Afiş ve Grafik sanatlar üzerine bir anı…

Sinemanın en önemli eğlencemiz olduğu yıllarda sinema afişlerini izlemekten zevk alırdım. Gölbaşı Sinemasında oynayan filmlerin yazılı olduğu pano en büyüklerinden biriydi, yaklaşık altı metre. Şimdi Soysal pasajının olduğu binanın yan yüzünde, Ulus sinemasının dikdörtgen afişi vardi. Büyük sinemanın girişinde ise ince uzun ve iri büyük harflerle bir afiş…

Lise yıllarımda bu afişleri yazanlardan biri olmak isterdim. Bütün bunları hazırlayanlar tabelacılar dahil isimsiz sanatkarlardı. Bahsettiğim yıllarda bu insanların yetişmesi sadece beceri ve gözlemlerine kalmıştı, Tatbiki Güzel Sanatlar henüz açılmamıştı bile. Bayramlarda ise durum farklıydı, büyük binaların caddeye bakan yüzlerinde dev yağlıboya resimler görülürdü. Atatürk’ün  farklı  dev resimleri, ve hepsinin altında aynı imza, el yazısına yakın italik harflerle Cemil Karababa yazısı.  Aşağıda birkaç örneğini ekliyorum.


 Yukarıda gördüğünüz çalışma tam 80 metrekaredir

Cemil Karababa Kolejin kapısının önünde eseri ile birlikte
Kolejin kapalı spor salonunda talebeler ve eseri
Kara Harb Okuluna asılan bu eser tam yüz metrekare
27 Mayıs Devriminin yıldönümünde Ziraat Bankasını süsleyen bu resim 140 metrekaredir.

Türk Hava Kurumu Binasında anlamlı resim-  160 metrekare

1933 Yılında kurulan ve şimdi yerinde olmayan bu İller Bankasının binasında  250 metrekarelik  resim vardı.            
Etibank Genel Müdürlüğü  1963 yılının Sıhhıyesi ve 350 metrekarelik resim..

Atatürk’ün en değer verdiği  ilim yuvalarından Dil ve Tarih  Coğrafya Fakültesine ise C. Karababa en büyük resmini asmış, tamı tamına 600 metrekare…

Cemil Bey yalnızca Ankara’daki binalara değil İstanbul için de çizimler yaptı. Elimde olan tek resmi aşağıya alıyorum.


T.MT.F. için yaptığı bu çalışma  200 metrekaredir. İstanbul Cağaloğlu yokuşundaki merkez binaya asılmıştı.

Son Söz…

9 Eylül İzmir’in kurtuluş gününde, Kemeraltı girişinde Vilayet konağının önünden geçerken bayrağımızın o gün yeniden dalgalandığı balkona baktım. İki metrekarelik bir Atatürk resmi asılmıştı.  Cemil Karababayı hatırladım. Bugün yaşı 55 in altında olan kimsenin hatırlayamayacağı kadar uzak yılları unutturmamak için yazmalıyım dedim. Kendisi halen yaşıyor. Ondan izinsiz bu resimleri koydum beni affedeceğini umarım.  60 lı yıllar Özgürlük ve Atatürk sevgisinin kolkola gittiği yıllardı. Ne demişti ulu önder: “Özgürlük ve bağımsızlık benim karekterimdir.” Cemil bey 70 li yıllarda yurtdışında teklifler aldı, yurtdışında çalıştı.  Bu büyük eserleri nasıl yaptı, belki çocukları anılarını yazar biz de öğreniriz. Aşağıdaki resim o günlerden, Gürman ve Karababa ailesi, ortada Cemil bey önde çocukları, duvardaki resim İttihat ve Terakki’nin meşhur sakallı Tevfik beyi ( Sayın Calibe Gürman hanımın dedesi )

  Dalyan. 15.01.2019

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s