Bir Zamanlar İstanbul’un Renkli İnsanları ( 2 )

Çocukluğum önce İstanbul’da daha sonra 1952 de geldiğimiz Ankara’da geçti. Her yaz tatilinde, doğduğum bu şehre gelir ve Erenköy’de dedemin bağ içindeki büyük evinde toplanırdık. Tatilde olmamıza karşın, en az haftada bir defa dedemin dükkanına giderdim. Yalvarmalarıma dayanamaz biraz da isteksizce beni yanlarına alır, dayımın kullandığı araba ile “araba vapur” iskelesine Üsküdar’a giderdik. Karşı tarafa geçmek için sıra beklerken İstanbul’un renkli insanları hep buralarda olurdu. Taze soyulmuş ceviz satanlar, sıcak börek veya simit satanların yanında gelenlerin eşyalarını taşıyan hamallar.. Aşağıda resimlerini koyduğum “Hızlı Ali” de bunlardan birisiydi, ben ona hiç rastlamadım. Resimler Hayat dergisinden..

Hızlı Ali, o günlerde sıkça rastlanan her yere yük taşıyan bir genç, onun özelliği çok uzak mesafelere bile, sırtında ne kadar ağırlık olursa olsun koşarak gitmesi. Sevilen bu gence İstanbullular çeşitli rozetler hediye etmişler. O bütün rozetleri göğsüne gömleğine iliştirmiş, biri hariç, bir uçak firmasının rozeti ise belinde..

Bıraktığım yerden devam edeyim, dedem ve amcam aynı mekanı paylaşıyorlar yarısını amcam öbür yarısını da dedem kullanıyor, yerleri Aşir Efendi caddesinde. Aşağıya 2018 yılında çekilmiş resimlerini ekliyorum. Bu caddenin özelliği, sadece toptan kumaş satan mağazalar var.

Yukarıdaki resimlerde gördüğünüz bu cadde zamanında Anadolu esnafının kalbiydi. Trenle Haydarpaşa’ya gelen tüccar sabah erkenden Eminönü’ne geçer yürüyerek Postahanenin yanındaki yokuşu çıkar ve bu caddedeki zamanın en güzel hanlarından biri olan “Aşir Efendi” hanına yerleşirdi.

Yukarıdaki resmi geçen sene çekmiştim, şimdiki sahibinden önce bir ara banka olarak kullanılmış olan bu bina dedem ve amcamın dükkanıydı. Perakende satış yapılan dükkanlara girip çıkan çok olur ama toptancılar hep beklerler, ama bir müşteri geldi mi hareket başlardı. Ben sadece izlerdim, gelen Anadolu esnafı kendi bulunduğu yöreye göre kumaşlar seçerdi. Allı güllü basmalardan tutunda Amerikan bezi. patiska, tülbent, mermerşahi gibi top top kumaş alır ve bunlar ayrı bir yere yığılırdı. Düzgün üst üste konup çuval bezi ile balya yapılır, hangi ambara teslim edilecekse, mor bir yazı ile üzerine yazılırdı. Büyük dayım dükkanın biraz ötesinde karşı kaldırımda bekleyen adamlardan birine işaret ederdi. Bunlar genelde Malatyalı idi. Önce biri gelmiş daha sonra akrabalar. Koca İstanbul’da onların güvenebileceği akrabasından başka kimse yoktur ve o da aynı işi yapar. Bunlar bütün toptancıların ticaretini taşıyan yük hamallarıdır. Sırtlarındaki özel selelerinin üzerine top top kumaş balyalarını alır ve taşırlardı. Önündeki insanların yol vermesi için güçlü bir sesle “Destur” diye seslenirler siz yana çekilirdiniz. İstanbul’un bu renkli emekçi insanlarını Belediye unutmamış ve bir heykelini Aşir Efendi caddesine dikmiş, o ilk gelenlerin çoğu biriktirdiği parası ile başka işler yaptı, kahve açtı, iş yeri sahibi oldu. Bu isimsiz renkli insanları sevgiyle kucaklıyorum.

Toptancıların yükünü taşıyanlar

M Meran Pakel Dalyan, 13.03.2019

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s