‘Yaşam Ağacına’ yolculuk..

Yolculuğumuz İstanbul’dan başlıyor. Beş saatlik uçak yolculuğu sonrasında yukarıda fotoğrafını gördüğünüz Etiyopya’nın Başkenti Adisababa ’da aktarma yapmak için iniyoruz. (Gideceğimiz yere Ülkemizden doğrudan uçak yok)

Bugün konumuz değil ama bu Ülkeye geldiğinizde şaşırabilirsiniz, küçümseyerek baktığımız Ülkeler boş durmamış yüz senelik geçmişi olmayan Etiyopya, Dünyanın en hızlı büyüyen Ülkeler sıralamasında üstlerde yer alıyor, bu sene için İMF yüzde yedi ile on arasında bir büyüme olacağını söylüyor, neredeyse bizim üç katımız ekonomik büyüme.

Adisababa’ dan üç saatlik bir yolculuk sonunda Atanananivo’ya iniyoruz. Aşağıya aldığım fotoğraf bu şehirden.

Madagaskar’ın Başkenti Antananarivobirleşik kelime, tana şehir anlamına geliyor, yerliler bu kelimeyi kullanıyor. Narivo ise çokluğu anlatmak için eklenmiş -binler- anlamında. (Bu kelime ile ilk karşılaştığımda a-tana ile adana arasındaki fonetik benzerlik beni şaşırttı. Biliyorsunuz Adana şehrimizin adının ‘A-tana dan geldiği iddia edilir, Romalılar zamanında ‘Nereye gidiyorsun?’ diye sorulduğunda ‘A-tanais’ (tanaise) diye cevap verildiği ve adın ‘Adana’ya dönüştüğü söyleniyor. İsim, belki de Batılılar daha denizciliğe ilgi duymazken Akdeniz ve Afrika’da gezinen Arap denizcilerden kalmış olmasın?)

Dünyanın dördüncü büyüklükteki adası Madagaskar, büyüklüğünü karşılaştırabilmeniz için neredeyse Ülkemiz topraklarına yakın, bizden yüz bin kilometre kare daha küçük. Bir iç hat uçuşu yapacağız buradan. Vaktimiz var, değerlendirmek için yıllarca Ülkeyi idare eden Fransızların yaptığı aşağıda fotoğrafta gördüğünüz Gar Binasına gidiyoruz.

Başkentin en güzel kahvesi için, “Café de la Gare” ye giriyoruz.

Sonrasında bir buçuk saatlik uçuşla adanın batısında, deniz kenarında, liman ve sahil şehri olan Morondava havaalanına iniyoruz.

‘Uzun sahil’ anlamına gelen sahil şehrinde, fazla vaktimiz yok, yola koyuluyoruz, gün batımından en az kırk beş dakika önce gideceğimiz yere ulaşmamız gerek.

Bizim gibi başka gelenler, toplanmış, muhteşem görüntüyü sizlerle paylaşıyorum.

Konuşamıyoruz, sessizlik içinde, küçücük kalmışız dev ağaçların arasında. Kimse kimsenin ne olduğunu bilmiyor, kişisel değerler silinmiş, farklı milletlerden, aykırı inançlar, zihnimde her şey silindi dev ağaçların arasında.

 Tek bir yöne bakıyoruz, güneş yavaş kaybolurken.

Gece görüntüsü, küçücük Dünyamızın, koca galakside dev ‘Baobab’ ağaçları ile.

Peki, ‘Değdi mi bu kadar saat sonra yaşadıklarına ?’ diye sorarsanız, ‘Bilmiyorum, ben bunları hayalimde yaşadım.

Biliyorsunuz insan hayal ettiği müddetçe yaşar.

Sevgiyle güzel hayallerle kalmanız dileklerimle

(Dünyamızın en uzun ömürlü ağaçları olan Baobapların yaşlıları iki bin yıla kadar uzanıyor, ‘Uzun yaşamın sırrı’ nın bu ağaçta olduğuna inanlar oldukça fazla. Arapçadan gelen adı ‘Çok çekirdekli meyve anlamına geliyor.  Günümüzde türü koruma altında, sayıları giderek azalıyor, tam bir mineral deposu olan meyvenin çekirdekleri ‘Dünya Pazarlarında’ sağlık ek besini olarak 15 ila 25 Amerikan Doları fiyatla satılıyor.)

M.  Meran  Pakel

Dalyan, 30.06.2026

450  (19/26)

Leave a comment