Bir ‘Plak’ yaptı, Hayatı Değişti..

 Dün ‘Dünya Tango ‘Günü’ydü. Ülkemizde tango denince aklıma Fehmi Ege, Şecaattin Tanyerli ve Celal İnce geliyor. Onlar Ülkemizde ilk Türkçe yazılmış ‘Tangoları’ seslendiren sanatçılar. 

Bugünkü hikâyemiz için yetmiş dört sene geriye dönmemiz gerekiyor. Bir tarafta, katı Stalin’in Rusya’sı ile ‘Özgürlüğü’ savunan (ama bir yandan acımasızca Hiroşima ve Nagazaki’de ‘İnsanın insana yapabileceği’ en acımasız eylemin sahibi) Truman’ın Amerika Birleşik Devletleri arasında kalan Ülkemiz, 14 Mayıs 1950 seçimleri ile Demokrat Partiye, Hükümet görevini veriyor. Ülkemizin ABD ile birlikteliği böylece başlıyor.

Peş peşe açılan sinemalarda Amerikan filmlerini heyecanla izliyoruz, yanlış da olsa artistlerin adlarını kendi bildiğimiz gibi söylüyor, bizdenmiş gibi bazen üzülüyor bazen seviniyoruz. Giyim kuşamımız onların giyimine uygun, varlıklı olanlar ‘Lofer’ (Loafer) mokasen ayakkabı giyiyor, (ortasındaki kuşağın altına, ne hikmetse, üstten görülecek şekilde, yirmi beş kuruş koyarlardı) blucin (blue Jean) kot pantolon ve spor ayakkabı ise daha ortalıkta yoktu. Yollarda Amerikan arabalarını görüyor, markalarını ve hangi yıl, ne model olduğunu bilecek kadar bilgi sahibi olmuştuk. Uzun uzadıya anlattığım o dönemin hemen başlarında 1954 yılında, yaz tatilinde İstanbul’dayız. Dayım elinde bir plakla geldi, birlikte kaldığımız Erenköy’deki yazlık köşke. (Köşk dediğime bakmayın, gerçekte güzel yapılmış bir bağ eviydi, iki dönüm üzüm bağlarının ortasında)

Bizim Ankara’daki evimizde pikabımız yok ama Dayım meraklı, bizler onun 78 devirli taş plaklarını merakla inceler, sanatçıları ve radyodan dinlediğimiz şarkıların adlarını okurduk, üstündeki tam ortaya yerleştirilmiş firmanın sembolünün altında.  

Dayımın getirdiği plak, siyah renkte çabuk kırılanlara benzemiyordu, pembe kırmızı renkteydi (Büyük bir olasılıkla sert plastik üzerine kaydedilmişti. İnternet ortamında satılan var. İlgilenenler olabilir) Pikaba yerleştirdi. En üstte fotoğrafını gördüğünüz Celal İnce’nin duygulu sesi odada yankılandı.

‘Amerikaaaa….Amerikaaaa…’  Ne kadar etkilenmişim ki aradan geçen bunca yıla karşın kulaklarımda. Sözlerini İnternet ortamında buldum, aşağıya alıyorum.

Amerika!, Amerika!,

Türkler dünya durdukça,

Beraberdir seninle hürriyet savaşında,

Bu bir dostluk şarkısıdır, kardeşliğin yankısıdır.

Kore’de olduk kan kardeşi,

Sönmez bu dostluğun ateşi,

Azmimiz hür yaşamak, dünyada sulhu sağlamak

Dalgalanır hep bu uğurda, İstiklal aşkı ruhumuzda,

Senin New York’un, yükselir göklere,

Benim İstanbul’um destandır dillere,

Ankara ile Washington

İzmir’im ile San Francisco

Benzer derler birbirlerine,

Doyulmaz güzelliklerine….

 Amerika, Amerika 

Plağın ortasına şarkının sözlerine uygun olarak alta aldığım New York ve İstanbul fotoğrafları yarım daire parçalar olarak yerleştirilmişti.

Plak İstanbul’da (Büyük olasılıkla büyük şehirlerde) ‘Bedava’ dağıtılmıştı.

Bilmiyorum kaç kişiyi etkiledi ama görünen gerçek en çok Celal İnce’yi etkilemiş olmalı. Bu plaktan sonra ABD’ye yerleşti. Amerika’nın Sesi Radyo Programları derken Şikago’ya geçti. Orada evlendi. Alta aldığım fotoğraf geçen sene seçimde oy kullanmak için gittiği Konsoloslukta çekilmiş, yüz dört yaşına girmiş olmalı,  Amerikaaaa  Amerikaaa diyen bir zamanların ince duyarlı sesi..

Sağlıkla güzel günlerde buluşmak umuduyla, hoşça kalın.

M.  Meran  Pakel

Dalyan. 12.12.2024

371 (40/24)

Leave a comment