‘Çiçek Pasajında’ bir Öğle Vakti..

İstanbul benim doğduğum şehir, ancak dört yaşında Babamın görevi nedeniyle ayrılıp önce İzmir sonrasında Ankara’da geçen yıllardan sonra, beş sene Üniversite yıllarım dışında, hiç yerleşik yaşamım olmadı bu güzel şehirde.

Talebelik yıllarımda çok kısıtlı imkanlar nedeniyle ancak ‘Bira’ içebildiğim Çiçek Pasajı, üzerinden atmış sene geçse de benim İstanbul’a her gelişimde uğramadan geçemediğim yerlerden başta geleni.

Bir öğle vakti altta gördüğünüz fotoğraftaki geniş pencereleri, orta boşluğa bakan masalardan en arka sıranın önündeki küçük masaya yerleştim.

Benden başka kimse yoktu belki de ben öyle sanıyordum ta ki arkamdaki masadan neşeli konuşmaları duyuncaya kadar.  Arkamdaki masa Sevgili Aydın Boysan’ın masasıydı, yıllarca.

 Eğer günlerden Cuma ise, büyük masaya geçerdi, özel ‘Cuma Toplantıları’ için. Siyasetin ve Futbolun konuşulmadığı hüzün yerine yaşam sevinci yayılırdı, restoranın diğer masalarına.

Dayanamadım yerimden kalktım şimdi boş olan masasını ziyaret ettim.

Uzun masanın duvarında çerçevelenmiş bir fotoğraf göreceksiniz.

Fotoğrafı ‘Usta Sanatçımız’ İsa Çelik tripotla çekmiş, kendisi de sağ başta. Adların yazılı olduğu çizim de ona ait. Ben yine de yazayım. Sağda, sırasıyla İsa Çelik, Muhteşem Sünter, Tomris Uyar, Edip Cansever,  Salim Şengil, Can Yücel ve solda sırasıyla, Turgut Uyar, Nezihe Meriç, Mehmetcan Köksal. Fotoğrafta görülmeseler de solda üç kişi daha var, Dürnev Tunaseli, Pertev Tunaseli, Ömer Uluç.

Fotoğraf Ülkemizde, ‘Ölmeme Günü’nün yaratıldığı mekânda, Neşe Restoran’da çekilmiş. Katılanların birbirine ‘Ölmeme’ sözü verdiği ve bir sene sonra 26 Mart’ta buluşmaya geleceklerini söyledikleri, hani o meşhur günün yaratıldığı yer. Bu özel günün belgesi oldu İsa Çelik’in görseli.

Neşe Restoran’da çekilen fotoğraf özellikle ‘Sevİç’in duvarına konmuştu. Bayram Bey, Sevİç’i açmadan önceki yerinden bu anıyı yeni yerine taşımak istemişti anlaşılan.

Tekrar masama döndüğümde fikirler uçuşuyor, yeni şiirlerin ilk mısraları diziliyor, hikayelerin gizli kahramanları oluşuyordu benim boş sandığım salonda.

(Nedense bizler hep gelen gidenlere, bulunduğumuz ortamda ünlülere ilgi duyarız. O ‘hava’yı yaratan işletme sahipleridir oysa. Şairlerin, yazarların hayal dünyaları bu mekanlarda çiçeklenir ama nedense ‘bir şiir değil bir mısra’ bile yazılmadı, bu yerler için.)

Yolunuz Beyoğlu’na Çiçek Pasajına düşerse, içeri girdiğinizde sol tarafa başınızı kaldırıp baktığınızda, bazı fotoğraflar göreceksiniz.

Ortada gördüğünüz kişi, Neşe’yi sonrasında Sevİç’i yaratan Bayram Aydındoğan’dır. Pasaj, onu unutmamış, verdiği emekleri için yüceltmiştir.

Güzel mekanlarda, güzellikler yaşamanız dileklerimle,

M.  Meran  Pakel

İstanbul, 05.07.2025

407   (26/25)

Leave a comment