Bastığın Taşı, Toprağı sevmek..

Yukarıdaki resimde gördüğünüz harabe bir zamanlar görkemli bir kaleydi, etrafı çam ağaçları ile çevriliydi, desem belki inanmazsınız ama gerçekten öyleydi. Çok değil 1960 lı yılların ortasında Maden Fakültesinde öğrenci olduğum yıllarda yaz stajı için Balıkesir’in Bigadıç ilçesine gitmiştim. Günlerden Pazardı ve ben şirketin o gün kapalı olacağını düşünemediğimden bir başıma kalmıştım. Yine böyle sıcak bir Ağustos günüydü, çamlar arasında gözüken kaleye tırmanmaya başladım, tepeye varınca bir çamın dibine oturdum, tatlı bir rüzgâr vardı ve orada bir müddet uyudum. Kalenin burçları ve surları sağlamdı, biraz dolaştıktan sonra serinlikte aşağı indim. Çarşının içinde bir kahveye oturdum.  Adettendir hal hatır sorulur, yaşlılar ne için geldiğimi sordular, ‘Yeniköy’e Madene gideceğim’ dedim ve ekledim, ‘Ne güzel bir kaleniz varmış’ Yaşlılardan biri ‘İnan ben oraya hiç çıkmadım’ dedi, Bir diğeri de aynı şekilde, anladım ki onlar sadece evi ve tarlası arasında hayatını sürdürenlermiş. En doğrusunu yine onlardan birisi söyledi, ‘Ya şu çocuktan utanalım, bak ilk defa buraya gelmiş hemen kaleye çıkıyor.’ Bir diğeri’ Bu kale hep burada nasıl olsa çıkarız derken yıllar geçti haberimiz yok’ Belki de en doğru söz buydu.

Freiberg Yüksek Müh Okulu Ana giriş Kapısı

Altında gördüğünüz kişi ise bir Alman. Adı Friedrich Schumacher. Dünyanın en eski Maden Okulunun bir zamanlar Direktörüydü. Friberg Maden Akademisi ( artık Üniversite ) bu sene 255 yaşını dolduruyor. Okulun anısına bir pul çıkardı  Alman hükumeti.

Prof. Schumacher, bulunduğu yeri değil tüm Almanya’yı gezdi, Çekoslovakya sınırında Erzebirge dağlarında Avrupa’nın ilk Uranyum yataklarını buldu. Yurdumuzdan gönderilen birçok öğrencinin yetişmesinde çok büyük emeği vardır.

Resimde sol başta ayakta duran genç yine aynı okuldan mezun olup yıllar sonra, benim öğretmenim olacaktır. Hepsi pırıl pırıl bu gençler bin kişinin katıldığı imtihanı derece ile kazanıp taşı toprağı  ülkemizde öğretmek için döneceklerdir. Bu günkü yazımızın konusu olan Prof. Schumacher, İkinci Büyük Savaş başladığında,  olacakları düşünmemiş sadece öğretmek için uğraşmıştı,  sonunda onu öğrencileri Romanya üzerinden ülkemize kaçırdılar. Bir müddet yurdumuzda çalışmış olan Schumacher‘in ülkemizdeki ilk Maden Fakültesinin kuruluşunda önemli katkıları olmuştur.

Kendini ‘Taşlara ve Madenlere’ adayan bu dünya insanını unutulmaz kılmak için aşağıda gördüğünüz, onun bulduğu, bizmut mineraline onun adı verilmiştir. ‘Şumerlit’

Her şey bastığımız toprağı, taşı sevmek ve  biraz merak galiba..

M: Meran Pakel

Dalyan, 28.08.2020

1 Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s