‘Sağlığınıza..’

Şampanya diğer adıyla ‘Köpüren Şarap’ Paris’in yaklaşık 100 kilometre doğusunda, ona adını veren bölgede yetişen üzümlerden elde ediliyor. Bu yöre, doğası nedeniyle on derece civarında, kısaca ‘Şampanya’ bu özelliği veren iklim şartlarının dışında üretilemiyor.

Kutlamaların olmazsa olmazı olan bu ‘özel şarap’ 2007 yılında 339 Milyon şişe ile rekor kırmış.  2019 yılında ise 301 Milyon şişe üretim yapılmış. En fazla tüketen hangi ülke diye düşünürseniz, İngilizler en başta, onu Amerika takip ediyor ve üçüncü olarak Japonlar geliyor. Japonlar sadece geçen yıl 12 Milyona yakın Şampanya satın almışlar. En büyük üretici olan Fransa, tüketiciler sıralamasında ilk on arasında yok.

Bugün size bilinen en eski ‘Şampanyanın’ hikayesini yazmak istiyorum.

Yukarıda gördüğünüz kişi Finlandiyalı bir dalgıç. Baltık Denizinde yaptığı bir dalışta yaklaşık kırk metre derinlikte bir gemi batığı bulur dalgıç Christian Ekström,

Bulunan şişeler eksperler tarafından iki yüz senelik olarak belirlenir. Fransa’da üretilmiştir. Üstelik ilk kadın üretici olan Veuve Clicquot tarafından. Şişelerden biri özel bir tadım ekibi tarafından açılır, sonuç şaşırtıcıdır. Hiçbir bozulma yoktur, tıpalar ve şampanya çok iyi korunmuştur. Bunu bulunduğu derinliğin beş santigrad derece olmasına borçluyuz. Şişelerden biri açık arttırma ile satılır. Yaklaşık yetmiş bin dolar paha biçilir. Ancak daha sonra Unesco devreye girer, bu bir ‘Dünya Kültür Mirasıdır’ ve korunması gereklidir. Şişeler şimdi özel raflarında bekliyor.

En eski şampanyanın kısa hikâyesi bü. Peki, bilinen en eski ‘Şampanya Kadehi’ nerede bulundu derseniz, o aşağıya fotoğrafını aldığım ‘Beycesultan’ ören yerindeki kazılarda yani ülkemizde bulundu.

Beycesultan Kazıları

1950 li yılların başlarında daha Çatalhöyük kazılarından çok önce iki İngiliz arkeolog Seton Lloyd ve James Mellaart bu kazının başındaydı.  Saray kazıları sırasında bulundu. Yaşının ‘Geç Bronz Çağı’ olarak tanımlandığı bu kadeh doğal olarak kilden yapılmış. Yörenin bugün bile üzüm bağları ile ünlendiği düşünülürse bu şaşırtıcı bir sonuç değil. Yazımızı Prof. Mellaart ve eşi Meryem’in bir fotografı ile sonlandıralım.

M.  Meran  Pakel

Dalyan, 10.03.2021

188  (10/21)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s