İki Arkeolog ve ‘Adını Bilmediğimiz Bir Şehir’

Bugün anlatacağım iki arkeologdan birincisinin adı Arlette Meryem. 1924 yılında İstanbul’da doğdu. Annesi ikinci evliliğini, bir ucu Osmanlı Hariciye Nazırlığına ve hatta sadrazamlığa kadar uzanana bir aile ile bağlantılı, Kadri bey ile yapınca, o da üvey babasının soy adını aldı. Cenani oldu. O günlerin İstanbul’unda kültürlü ve lisan bilen bir ailede ve boğazda ünlü bir yalıda büyüdü Meryem.   Arkeolojiye merak saldı, okulu bitirdikten sonra, ilk önemli kazısını İstanbul’un göbeğinde ‘At Meydanında’ diğer bir deyişle bugünkü Sultan Ahmet meydanında yaptı.

Hipodromun basamak şeklinde altı sıra oturma yeri ve o günkü çalışma şartları, yıl 1951 başları

Meryem bu kazıdan hemen sonra İstanbul Pendik yakınında bir başka kazıya geçti. Kurt Bittel başkanlığında, Fikirteepe Höyüğünü kazıyorlardı. Bir gün kazı yerine genç bir İngiliz geldi, o da arkeologdu ve ‘Eski Yerleşimlerle’ ilgileniyordu. Meryem’le tanıştı ve tanışmalarından kısa bir zaman sonra 1954 yılında evlendiler, artık Meryem onun soyadını taşıyordu, James ve Arlette Meryem Mellaart çifti olarak.

James ve Meryem Mellaart

Arkeoloji ile başlayan birliktelikleri hiç kopmadan yaşamları boyunca sürdü.

Sizlerle tanıştırmak istediğim ikinci kişi, aşağıda resmini gördüğünüz  Şahine Ferit, ailesi İngiltere’ye Pakistan’dan göçmen olarak gelmiş ve o İngiltere’de büyümüş bir İngiliz vatandaşı.

 Onun hayatını değiştiren olay on beş yaşında bir okul gezisi ile başlıyor.  Eğitim gördüğü okul öğrencilerini British Museum’a götürdüğünde, Şahine, Tutankamon’un mumyası önünde büyülenmiş gibi kalıyor. O gün ‘arkeolojiye’ merak duymaya başlıyor.  Liverpool Üniversitesinin Arkeoloji bölümünü bitiriyor, türlü işlerde çalıştıktan sonra 1985 yılında yolu ülkemize düşüyor. Artık Şahine Çatalhöyük kazılarının ‘Saha Yöneticisidir.’

Shahina Ferid

Adını henüz bilmediğimiz şehrin neresi olduğunu tahmin etmişsinizdir. Unesko’nun ‘Kültürel Miras’ olarak kabul ettiği ‘Çatalhöyük’ bugünkü bilgilerle ‘Dünyanın en eski’ şehridir.  Burası aynı zamanda ilk ‘yerleşim mimarisi’ ile Şehir Planlama yönünden tüm şehirlerin atasıdır. Bununla da bitmiyor. Üç kuruşluk bilgimizle ‘İlk sıvalı meskenler, yine ‘Adı konmamış Şehirde’ uygulanmış.

Bu konuda aynı bir yazı yazmak gerektiği için konuyu burada bitirmek istiyorum.  Çatalhöyük ve onun yanında halen kazılmamış onlarca höyüğü bulan,  Mellaart ailesine bu ülkede yaşayan bir kişi olarak hayranlık duymamak elde değil. Onları sevgiyle anıyorum.  

Şahine’ye gelince, onun yeri ayrı. O halen taş toprakla uğraşmaya ülkemizde devam ediyor. Bilinen en iyi ‘Stratigrafist’ yani tabaka bilimci ve bu yüzden ona ‘Höyüklerin Hanımı’  adını yakıştırmışlar. Ona ‘Lady of Höyüks’ diyorlar. Şu andaki görevi ise ‘Radyoaktif Yöntemlerle’ Yaş tayini.

M.  Meran  Pakel

Dalyan, 19.03.2021

190  (12/21)

1 Comment

  1. Tıp ve arkeoloji arasında seçim yapmak zorunda kaldığım zamanlar gönlümün yarısı arkeolojide kalmıştı.
    Keşke vakit olsaydı da bir de arkeoloji eğitimi yapsaydım.
    Çok teşekkürler

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s