Hayfadan Hattuşaş’a…

Bugünkü yazımıza, yukarıda gördüğünüz Hayfa Limanı ile başlamak istiyorum. Esas mesleği Veteriner doktor olan Refi Behlül 2019 yılı sonlarında, teknesinden denize daldı. Uzatmayalım, kısa bir zaman sonra, delikli bir taş buldu. Bu sıradan bir taş değildi, müze yetkililerine teslim etti. Taş yosunlarından temizlendi, sonrasında yapılan açıklama ile 2020 yılında, kamuoyu bilgilendirildi.

Bulunan delikli taş, bir gemi çapasıydı, ancak aşağıda gördüğünüz antik çağa ait sıradan, ‘taş çapalardan’ onu ayıran üzerindeki yazılardı.

Pire Deniz Müzesinde Antik Çapalar

 Hiyeroglif yazılardan,  bu mermer taş çapanın, firavunun özel gemilerinden birisine ait olduğu anlaşılıyordu. Bu bulunan ne ilk ne de son antik çapa olacaktı. Çok geçmeden bir sene sonra geçtiğimiz yıl, Girne Üniversitesinin Arkeoloji gurubuna bağlı dalgıçlar bu sefer Girne açıklarında bir Mısır gemisine ait yine üstü yazılı taş çapayı buldular.

Sualtı Arkeolojisinde belki de amforalardan sonra en çok bulunanlar, ‘Taş Çapalardır’. Bunlar üzerinde yapılan çalışmalarda sıradan, yani sivri uçlu demir ve çekiç kullanılarak açılmış olan deliklerin dışında, günümüz delgi teknolojisine benzer pürüzsüz çok düzgün delikler görülmekteydi. İşte ‘Firavunun Teknesine’ ait taş çapadaki delik bulardan birisidir.

Firavunlara ait bir Lahit Kapak Taşı

Modern dünyamızın Teknolojisi ile eş değer, bu deliklere önce lahit kapaklarında karşılaştı, arkeologlar, daha sonra, piramitler dahil çeşitli yerlerde.

Acaba nasıl deldiler o çağlarda sorusu bilim insanlarını uzun zaman meşgul etti. Cevabını bir papirüs çiziminde buldular.

Metal bir boru ( büyük olasılıkla bakır ) döndürülerek, delgi sağlanıyordu. Bu konu üzerine onlarca bilimsel yazı yayınlandı. (Deneysel gösterileri youtube’da bulabilirsiniz ) Mısır uygarlığının inanılmaz teknolojileri adı altında övgüler dizildi.

Peki, bu delikler sadece antik Mısır’a özgün müydü acaba?

Alta aldığım fotoğrafı geçtiğimiz Eylül ayında çektim. Konya Beyşehir yakınında ‘Eflatun Pınar Anıtı’

Bu bir Hitit Anıtı daha önce yazmıştım, Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alıyor. Ortada bir Hitit Kralı betimlenmiş, sağında ve solunda yine soylular var. Plakaları taşıyanlar ise, daha küçük olarak işlenmiş, üstte tam ortada iki kanatları açık kartal belli belirsiz görülüyor.

Üste aldığım detay fotoğrafta gördüğünüz gibi, pınarı besleyen sular, Hitit Kralı ve Soylularının (?) gövdesinde delinmiş deliklerden geliyor. Bir anlamda Hititler için neredeyse kutsal sayılan ‘Su’  Kral tarafından halkının hizmetine sunuluyor.

Anıtın taşlarını zedelemeden ne kadar derine kadar açıldığı hakkında bir bilgim yok ama bu işi bilen birisi olarak söyleyebilirim ki, o çağların en derin açılmış delikleri.

Hitit Delgileri bununla da kalmıyor, altta gördüğünüz yer başkentleri Hattusas.

90 li yıllarda ilk defa ziyaretimde görmüştüm üstteki delikleri, son Eylül ayındaki gezimde çektiğim fotoğrafları ekliyorum.

Deliklerin bugünkü ‘Karotlu Sondaj Tekniği’ gibi bir boru ve kesici uçla açıldığının en güzel örneği alta aldığım fotoğrafta görülüyor. Kullanılan boru neredeyse bugün kullandığımız boruların kalınlığında.

Hattuşaş da sadece zeminde değil, tüm kapı yuvaları delinerek oluşturulmuş.

Antik Mısır Uygarlığının  ‘Delikleri’ üzerine çok araştırma, yazı, eser yayınlandı, ümidim Hitit Delgileri üzerine, belki çalışmalar yapılır.

Sağlıkla kalmanız dileklerimle

M.  Meran  Pakel

Dalyan, 12.01.2022

230  ( 2 / 22 )

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s